Türk Ekonomisi Nasıldır?

Ekonomi, tüketim, ticaret, dağıtım ve üretim, ithalat ve ihracattan oluşan bir insan faaliyetidir. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan her türlü faaliyeti içerir. Ülke ekonomileri farklılık göstermektedir.

Türkiye’nin Başlıca İhracatı Nedir?

Türkiye’nin ihraç ettiği birçok ürün vardır, bunlar taşıt, makine, demir-çelik, giyim ve elektronik Türkiye’nin başlıca ihraç ürünleridir. Ancak bu sektörün ürünleri arasında en önemli yeri ihracat ürünleri almaktadır.

Türkiye’nin ithal ettiği en önemli araç otomobildir (yıllık 10,1 milyar dolardır). Motorlu taşıt parçaları ve aksesuarları ikinci sıradadır (yılda 8701- 8705 dolardır). Bunların dışında teslimat kamyonları (4,34 Milyar dolardır), altın (3,97 milyar dolar) ve rafine petrol (3,51 milyar dolar) en çok ithal edilen ürünlerdir.

Türk Ekonomisinin Özellikleri Nelerdir?

Türk ekonomisinin dünyadaki genel durumunu anlamak için tarihini bilmek gerekir. Türkiye Cumhuriyeti dönemindeki ekonomik gelişme, Osmanlı Devleti’nin devraldığı yapıya dayanmaktadır.

Türk ekonomisi genel olarak aşağıda sıralanan özelliklere dayanmaktadır.

  • Tarım
  • Sanayi
  • Hizmetler
  • Dış Ticaret

Türk Ekonomisini Etkileyen Sektörler Nelerdir?

1960’lı yıllardan itibaren önem kazanan hizmet sektörü, özellikle 1980’lerden itibaren Türk ekonomisinde giderek artan bir rol oynamaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, teknolojideki ilerlemelerin, mamul mal üretiminde hizmetlerin daha fazla kullanılmasına yol açmasıdır. Bu durum ithal ve ihraç edilen malların hizmet içeriğini artırmaktadır.

Türkiye’nin kalkınmasında sanayi sektörü çok önemli bir yere sahiptir ve buranın adı büyüme ve teknolojik gelişme ve yeniliktir. Bugün, ekonomik yarış iki alanda yürütülüyor ve bunlar gelir artışı ve ekonomik bağımsızlıktır. Sanayi sektörü ile hem ekonomik bağımsızlık hem de kalıcı büyüme sağlanabilir.

Tarım sektörü, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun tüm ülkelerin ekonomik hayatında önemli bir yere sahiptir. Çünkü insanların yaşamlarını sürdürmek için kullandıkları gıda maddeleri ve hammaddelerin büyük bir kısmı tarım sektörü tarafından sağlanmaktadır. Ayrıca ekonomik kalkınma sürecinde tarım sektörü ile sanayi sektörü arasında yakın bir ilişki ve etkileşim bulunmaktadır.

Enerji sektörü gelişmekte olan ekonomiler için önemlidir. Türkiye’nin küresel rekabette öne çıkması ancak ucuz ve kaliteli sanayi ürünlerinin üretimi ve ihracatı ile mümkün olabilir. Bunun en önemli koşulu, enerji üretiminde dışa bağımlılığı azaltan ve kaynaklarımıza öncelik veren bir enerji sektörünün performansıdır.

Toplam inşaat yatırımı ile ekonomik büyüme arasında yakın bir ilişki vardır özellikle gelişmekte olan ülkeler için vardır örnek olarak Türkiye gösterilebilir. Hem kamu sektörü inşaat yatırımlarından GSYH’ye hem de GSYH’den kamu sektörü inşaat yatırımlarına ve özel sektör inşaat yatırımlarına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Türkiye’de Hizmet Sektörü Nasıldır?

1950’li yıllardan itibaren gelişmiş ekonomilerde hizmet sektörü ön plana çıkmıştır. Bu sektör sadece gelişmiş ekonomilerde değil, ilerleyen yıllarda gelişmekte olan ülkelerde de yer almaktadır.

Türkiye’de hizmet sektörü de çok hızlı bir gelişme göstermektedir. Öyle ki 1990-2010 yılları arasında bu sektörün milli gelir içindeki payı sürekli artmıştır. Özellikle Türkiye’nin 1997 yılından itibaren önemli ölçüde artan hizmet ticaretinde hizmet ihracatı her zaman ithalatın üzerinde olmuştur. Turizm, sağlık, ulaşım ve haberleşme hizmetleri Türkiye’ye döviz girdisi sağlayan önemli etkenlerdir.

1. Turizm Sektörü

Türkiye’de hizmet sektörünün önde gelen alt sektörü turizmdir.

Turizm sektörü en hızlı gelişen sosyo -ekonomik olgu olma özelliğini korumaktadır. Gelişen turizm sektörü, bir ülkenin ödemeler dengesinin dengelenmesine, gelir yaratılmasına yardımcı olur. Böylece ülkenin döviz gelirini artırmak, ilişkili olduğu inşaat, yeme-içme, eğlence, ulaşım vb. birçok sektörü harekete geçirmek, altyapı ve üstyapı yatırımlarını artırmak ve en önemlisi , istihdam olanakları yaratarak işsizlik sorununu azaltmaktır.

2019 yılını 180,8 milyar ABD Doları ihracat hacmiyle tamamlayan Türk turizm sektörü, 2020’yi 169,7 milyar ABD Doları seviyesinde kapattı. 2020 yılının ilk çeyreğinde ihracat hacmi 42,7 milyar ABD Doları iken bu rakam 17,2 arttı. 2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 50 milyar dolara ulaştı.

2. Sağlık Sektörü

Sağlık hizmetleri, bir ülkenin hem ekonomik hem de sosyal hayatını büyük ölçüde etkileyen bir alandır. Bu nedenle tüm ülkelerin politika yapıcıları ve karar verici makamlarının öncelikleri arasında yer almaktadır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu’ndan çıkan yeni ulus-devlet, Türkiye’de ilk iş olarak Sağlık Bakanlığı’nı kurmuş ve savaş yaralarını sarmaya çalışmıştır. Ülkenin kurulmasıyla birlikte sağlık sektörü Türkiye’de aktif rol oynamaya başlamıştır.

Örneğin, ilaç ve sağlık sektöründeki işlem hacmi 2019 yılında Türkiye’de 16 milyar dolardır.

3. Ulaştırma Sektörü

Geleneksel hizmetler kapsamında Türkiye’nin karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olduğu sektörler ulaşım hizmetleri ve turizm hizmetleridir.

Türkiye’de ulaşım hizmeti kara, hava, deniz ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Taşımacılık hizmetlerinde Türkiye’de en yaygın olarak kullanılan ve en maliyetli hizmet karayolu taşımacılığıdır. Karayolu taşımacılığının gelişmesi için oluşturulan yollar düzenlenebilir ve daha güvenli hale getirilebilir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, kısa mesafeli deniz ulaşımını destekleyerek coğrafi avantajlarını kullanabilir.

En önemlisi lojistik, 2021’i ek bir yükselişle karşıladı. Ocak-Mart 2021 döneminde bir önceki döneme göre %12 artan endeks, 124,74 puan ile ölçülmeye başlandığı günden bu yana en yüksek artışı gösterdi. Endeks, bir önceki yılın aynı dönemine göre 40 puanın üzerinde bir artışa işaret ediyor.

4. İletişim Sektörü

Türkiye’de dışa bağımlı teknolojilerle sürdürülen bilişim sektörü;  kendi değerlerini üretmeye çalışıyor. İletişim sektörü milli ve yerli üretimlerle büyümeyi hedeflemektedir. Türkiye’de iletişim sektörü dünya ve AB ülkeleri ile kıyaslandığında önemli bir büyüklükte olmasa da büyüme potansiyeli açısından önemli pazarlardan biridir.

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından açıklanan “2020 Yılı Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektör Pazar Verileri ve Trendleri” ne göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü 2019 yılına göre %22 büyüyerek 189 milyar TL oldu ./( 13.087.914.641,00 ABD Doları).

Türkiye’de Sanayi Sektörü Nasıldır?

Dünyada sanayileşmeye bağlı olarak sanayi ürünleri ihracatı, hammadde ithalatı ve dış ticaret hacmi genel olarak artmaktadır. Tarımda çalışan nüfusun oranı azalırken, sanayide çalışan nüfusun oranı artmakta ve işsiz sayısı azalmaktadır. Ayrıca kişi başına düşen gelir, kentleşme oranı ve yaşam beklentisi artmaktadır.

Örneğin, Türkiye’de sanayileşme adımlarıyla birlikte GSYİH artarken tarım sektörünün GSYİH içindeki payı azaldı. 1960 yılında GSYH’nin %37,5’ini oluşturan tarım sektörü, 2016 yılında sadece %7,9’unu oluşturmuştur.

1. Bilim-Teknoloji

1960’lı yıllardan itibaren günümüzün sözde gelişmiş ülkeleri ve Türkiye planlı bir bilim ve teknoloji politikası uygulama sürecindedir. Uygulanmaya çalışılan tüm politikalar ya hükümetin konuyu tam anlamıyla sahiplenmemesi ya da ülke koşulları ön plana alınarak farklı önceliklerin gündeme getirilmesi nedeniyle rafa kaldırılmak zorunda kaldı.

Türkiye ile bilim ve teknoloji alanında diğer ülkeler arasındaki uçurumun artması ve birçok ülkenin 1970’li yıllarda yenilik odaklı kalkınma stratejilerini oluşturdukları Ulusal Yenilik Sistemleri ile başarıya ulaşması Türkiye’de bilim ve teknoloji politikaları açısından bir değişime neden olmuştur.

2. Savunma Sanayii

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre 2021 yılında Korona virüs salgını, örtülü ve açık ambargolara rağmen Türk savunma ve havacılık sektörü ihracatında artış vardır. Gelişen Türk savunma sektörü, başta yerlileşme ve millileştirme odaklı faaliyetler olmak üzere yerli ve milli mottosuyla ihracatını geliştirirken; sürdürülebilir, sistematik süreç yönetimi için hazırladığı strateji ve eylem planları çerçevesinde adımlar atar. Sektörün ihracat faaliyetleri stratejik bir çerçevede ele alınırken, mevcut ve potansiyel fırsatlar değerlendirilmekte, riskler de bir süreç içerisinde yönetilmektedir.

3. Tekstil Endüstrisi

Tekstil sektörü, Türkiye’de alt sektörleri itibarıyla büyük ölçüde sermayesi yoğun bir sektördür.

Fiber, iplik, dokuma ve örgü kumaşlar, dokumasız yüzeyler, döşemelik kumaşların boyama ve son işlemleri, teknik kumaşlar ve halılar gibi geniş ve önemli bir üretim ve ürün yelpazesine sahiptir. Tekstil dokuma, kaplama, tekstil ve giysi kaplama gibi tekstil ürünlerinin hazırlanması ve iplik ipinin üretilmesini kapsar. (Ev tekstil ürünleri, battaniyeler, halılar, halılar, ipler, halat, vb.).

Geçen yılki düşüşe rağmen Türk tekstil sektörü, 2021 yılının ilk yarısında 6,2 milyar Dolarlık ihracatla tüm zamanların en yüksek ilk 6 aylık ihracatını gerçekleştirdi.

4. Demir Çelik Sanayi

Başta makine, metal ve otomotiv sanayileri olmak üzere sanayi dallarına giriş sağlayan en önemli sanayi dalıdır. Türkiye demir-çelik üretiminde Rusya Federasyonu, Japonya, Çin, ABD, Almanya, Brezilya gibi büyük ülkelerin ardından 10. sırada yer almaktadır. Türkiye dünya demir-çelik pazarının %3-4’ünü sağlamaktadır.

Türkiye’de Tarım Sektörü Nasıldır?

Tarım sektörü, Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca gelişmiş ülkeler tarım sektörlerini gelişmekte olan ülkelere karşı her zaman daha fazla korumuşlardır. Bunun nedeni, tarımsal nüfusa diğer sektörlere yakın bir gelir sağlayarak tarım nüfusundaki düşüşün engellenmesi olarak açıklanmaktadır.

Tarım, aşağıdaki nedenlerle Türkiye ekonomisinde vazgeçilmez bir sektördür.

  • Halkı beslemek,
  • Milli gelire ve istihdama katkı sağlamak,
  • Sanayi sektörünün hammadde ihtiyaçlarını karşılamak,
  • Sanayiye sermaye transferi yapmak,
  • İhracata doğrudan veya dolaylı katkı sağlamak.

Tarım sektörü 2020’de %4,8 büyüdü. O yıl son 3 yılın en yüksek büyüme rakamı oldu. Türk tarım ürünleri, 2019 yılına göre %20 artarak 333.3 milyar TL/23.094.630,339 ABD Dolarına ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Türkiye, tarımsal üretim açısından Avrupa’da lider, dünyada ise ilk 10 arasında yer almaktadır.

Türkiye’de tarım sektörünü etkileyen faktörler aşağıda sıralanmıştır.

  • Coğrafi Konum: Türkiye dört mevsimi aynı anda yaşar. Dolayısıyla tarım ürünleri çok çeşitlidir. Ayrıca yer altı kaynakları da etkilidir.
  • Coğrafi Oluşumlar: Yer şekilleri harika tarım ürünleri sağlar.
  • İklim: Bulunduğu yerin koşullarına bağlı olarak iklim çeşitliliği ve bitki çeşitliliği fazladır. Ege ve Akdeniz kıyılarında kışın ılık geçmesi nedeniyle seracılık gelişmiştir. Deniz turizmi gelişmiştir.

Türkiye Yemek için Kendi Kendine Yeterli midir?

Bereketli toprakların bolluğu ile tanınan Türkiye, sanayi sektörünün gelişmesi için çeşitli destekler ve çalışmalar sağlamaktadır, ülkenin en önemli özelliği öncelikle tarım ülkesi olmasıdır. Türk halkının çoğunluğunun birincil mesleği tarım ve türevleridir. Türkiye, dünyada gıda açısından kendi kendine yeterli olan az sayıdaki ülkeden biridir. Türkiye’nin verimli toprakları 4 mevsimde bol hasada izin vermektedir. Türkiye’nin 7 bölgesinde 4 mevsim tarım yapılmaktadır. Ancak dağlık bölgelerdeki tarımsal faaliyetlerin hayvancılıkla desteklenmesiyle her iki sektörde de verimlilik sağlanabilmektedir.

Türkiye’de Tarım Karlı mıdır?

Türkiye, dört mevsim havası, zengin tarımsal kaynakları ve her mevsim ürün üretme kabiliyeti sayesinde bir tarım cennetidir. Türkiye’nin başlıca ekonomik kaynağı tarım olduğu için tarım her zaman karlı bir yatırım kaynağıdır. Ülkenin yarısından fazlası tarım arazilerinden oluşan ve genel nüfusun dörtte biri tarım sektöründe istihdam edilen, dünyanın ilk on ülkesi arasında yer almaktadır. Bu nedenle Türkiye’de yapılan tarımsal yatırımlar her zaman karlı bir iş olarak size geri dönecektir.

Türkiye’nin Enerji Sektörü Nasıldır?

Ekonomik olarak üretimin en önemli katkılarını oluşturan enerji, günümüzde insanoğlunun üzerinde durduğu önemli bir üretim faktörüdür. Dünyadaki enerji kaynakları yavaş yavaş tükenmeye başlamış ve var olanlar çok değerli hale gelmiştir. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra kömür, gaz, petrol, nükleer gibi çeşitli kaynaklara sahiptir.

Türkiye’ye baktığımızda gelişen ekonomisi nedeniyle dünya ortalamasından daha hızlı büyüyen bir ülke olduğu görülmektedir. Enerji tüketimi de bu eğilime paralel olarak düzenli olarak artmaktadır. 2000 yılında Türkiye’nin toplam enerji tüketimi 73,5 milyon ton petrol iken, 2018 sonunda bu sektörel hacim iki katından fazla arttı. Enerji tüketimindeki yıllık değişime bakıldığında 2000-2018 döneminde ortalama %4,4’lük bir büyüme göze çarpıyor. . Bu hızlı büyüme, Türkiye’nin toplam küresel enerji tüketimindeki payının da artmasına neden oluyor.

Türkiye’de İnşaat Sektörü Nasıldır?

Türkiye’yi ekonomik olarak etkileyen en büyük sektörlerden biri inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü, konut ihtiyacını karşılamak için eski çağlardan beri devam etmekte ve gelişmektedir. Türkiye’de sektör belli dönemlerde gerilemiş, belli dönemlerde büyük ivme kazanmıştır.

İnşaat sektörü, Covid-19’dan en çok etkilenen sektörlerden biridir. Şimdi pandemi kısıtlamalarının kaldırılmasıyla eski ivmesini yakalamaya çalışmaktadır. Artan maliyetler ve azalan ciro sektörün finansallarını olumsuz etkilemekle birlikte yılın ikinci yarısında alınacak önlemlere bağlı olarak bir toparlanma öngörülmektedir.

Örneğin Türkiye’de inşaat ve gayrimenkul sektörüne ilişkin önemli verilerden biri olan üretime bağlı inşaat malzemeleri sanayi üretiminin 2021 yılının ikinci çeyreğinde %47 arttığı kaydedilmiştir.

Türkiye’de İnşaat Sektörünün Genel Ekonomiye Etkisi Nedir?

İnşaat sektörü, 1970’li yıllardan itibaren Türkiye’nin gelişme sürecindeki büyüme oranlarında önemli bir rol oynamıştır. Ev, yol, baraj, enerji santrali ve her türlü yapı inşaatını kapsayan sektörün GSMH içindeki payı son yıllarda %6 olmuştur.

Türkiye’de İnşaat Satın Almanızın Faydası Nedir?

Büyük ölçüde milli sermayeye dayalı Türk inşaat sektörü, yüzlerce mesleği ilgilendirdiği için istihdam ve üretim süreci üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Ulusal ve uluslararası alanda büyük deneyim ve potansiyele sahip olan sektör, kendisine bağlı 200’den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliği ile ‘lokomotif sektör’ ve geniş istihdam kaynağı ile ‘sünger sektörü’ olarak adlandırılmaktadır.

İnşaat sektörünün üretiminin tamamına yakını ‘yatırım malı’ olarak değerlendirilir.

İnşaat satın almak uzun vadede kar elde etmenize yardımcı olacaktır.

Türk Ekonomisinde Etkili Büyük Şirketler Nelerdir?

Türk ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan şirketler aşağıda yer almaktadır:

  • Otomotiv Şirketleri: Türk otomotiv sektörü, 2020 yılını toplam 1.336.000 araç üretimi, 796.000 adet yurt içi satış ve 916.000 adetlik toplam değeri 26 milyar doları aşan ihracat ile tamamladı. 2020 yılında satışlar %62 artarken, üretim %11 ve ihracat %27 azaldı.
  • İnşaat Şirketleri: Mevcut bina stoklarını eritmek için ev satışları, salgın dönemin olumsuz etkilerini azaltmak için uygulanan geniş para politikaları ve inşaat, pandemi dönemine rağmen devam eden Kamu-Özel Hizmetler kampanyası yürüttü.
  • Turizm Şirketleri: Türkiye, dünyada turist sayısında altıncı, turizm gelirlerinde ise 14. sırada yer almaktadır. 2021’de yüzde 0,3’lük, üç aylık pay tarihin en düşük seviyesidir. Turizm gelirleri 4,1 milyar dolardan 2,5 milyar dolara geriledi. Ayrıca ihracat hacmindeki payı yüzde 4,9 oldu. Beklentilere göre yıl sonuna kadar Türkiye’ye Rusya’dan 4-4,5 milyon, Almanya’dan 3 milyon turist gelecek.
  • Perakende Firmaları: Perakende sektörü Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biridir. Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu verilerine göre toplam 1.2 trilyon TL/825.275.520.000 ABD Doları ciroya sahiptir. 2,5 milyon kişinin çalıştığı perakende sektörü, birçok farklı piyasa aktörü ile hizmet sektörünün önemli bir temsilcisidir.

Türk Ekonomisinin En Büyük Sektörü Nedir?

Kamu yatırımlarının sektörlere göre dağılımına baktığımızda, ulaştırma sektörü 2002-2019 yılları arasında Türk ekonomisinin en büyük sektörüdür.

Taşımacılık ve lojistikte Türkiye’nin en hızlı büyüyen işletmelerinden biridir. Türkiye hükümeti son 18 yılda ulaşım ve altyapıya yaklaşık 108 milyar dolar harcamıştır. Türkiye önemli bir nakliye noktası olmasının yanı sıra önemli bir transit merkezidir.

Hızla sanayileşen bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılamak için birçok karayolu, demiryolu ve diğer ulaşımlarla ilgili projeler ya devam ediyor ya da temellerini atmaya hazırlanıyor, bu nedenle ulaşım sektörünün etkisinin zaman içinde artacağı tahmin edilmektedir.

Türk Ekonomisi Gelecekte Nasıl Olacak?

Bir ülkenin ekonomisinin geleceğinden kesin olarak bahsetmek olası değil çünkü ekonomi rakamlara ve bilgiye dayalı bir süreçtir. Dünyanın en büyük profesyonel hizmet şirketlerinden biri olarak kabul edilen PricewaterhouseCoopers tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye ekonomisinin 2030 yılına kadar dünyanın en büyük on ikinci ekonomisi olacağını gösterdi.

Yorum yapın