İstanbul’da Yaşamanın Avantajları Nelerdir?

Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren, dünyanın en eşsiz ve değerli şehirlerinden biri olan İstanbul, yüzyıllardır dünya hükümdarlarının hüküm sürdüğü bir topraktır. Bu benzersizliği ile zengin tarihi ve günümüz modernliği ile başka hiçbir yerde olmayan bir yaşam sunabilmektedir. İstanbul ili, bölgenin yenilikleri ve kuruluşu ile şehrin en gelişmiş altyapısına sahip olup, sosyal, kültürel, sağlık ve eğitim olanakları ile yatırımcıların en çok ilgisini çeken yerlerden biridir. İstanbul Belediyesi, ulaşımı kolaylaştırmak için birçok otoyol, metro ve metrobüs hattı ile sizlere hizmet vermektedir. Alışveriş merkezleri, sarayları, boğazı ve binlerce muhteşem yapısıyla ülkenin hem insani hem de doğal güzelliğini harmanlayan bir şehir olarak size inanılmaz bir deneyim yaşatmaktadır.

Avrupa’nın beşinci büyük şehri olan ve bugün yaklaşık 20 milyon kişiye ev sahipliği yapan İstanbul’da keşfedilecek onlarca yer vardır. Bir kültür mozaiği olarak görülen bu nadide şehrin hemen her sokağında binlerce yıllık tarihin izlerini görmek mümkündür. İstanbul’da yaşam başlı başına özel bir deneyimdir. Yürüyen tarih cenneti olarak nitelendirilen bu yer, Romalılar tarafından Augusta Antononia, Fransızlar tarafından Konstantinopolis olarak adlandırılmıştır. Türkler şehri fethettikten sonra İstanbul olarak anılmaya başlanmıştır. Bu yazımızda gelin birlikte İstanbul’un yaşam avantajlarını inceleyelim.

1. Tarihi Anıtlar

1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren ve dünya tarihinde çok önemli bir yere sahip olan İstanbul’un tarihi yarımadası, dört büyük imparatorluk tarafından yönetilmiştir. Bu nedenle tarihi ve kültürel mirasa ev sahipliği yapan bir şehirdir. Tarihi yerler aşağıda listelenmiştir:

  • Ayasofya 537 yılında katedral olarak inşa edilmiş ve Osmanlı’nın İstanbul’u fethinden sonra camiye dönüştürülmüştür. 1935’te laikleştirilmiştir ve müze olarak yeniden açılmıştır. Günümüzde yeniden cami olarak hizmet vermeye başlamıştır.
  • Kutsal Kurtarıcı Kilisesi eski bir Bizans kilisesidir ve mecazi olarak Ayasofya’nın kardeşi olarak düşünülebilir. Bu eser daha sonraki dönemde, yani 16. yüzyılda Osmanlı camisine dönüştürülmüş ve daha sonra müze olarak dünyevileştirilmiştir.
  • Dünyaca ünlü Yerebatan Sarnıcı 6. yüzyılda inşa edilmiştir ve hala şehrin altında bulunan birkaç yüz antik sarnıcın en büyüğüdür. 143 x 65 metre ölçülerinde ve 80.000 metreküp su tutma kapasitesine sahiptir. Heykelleriyle de oldukça otantik bir havası vardır.
  • Rumelihisarı, yaklaşık 6,5 hektarlık bir alana kurulmuş, yüksek duvarları, kuleleri ve yemyeşil bir çevreyi içine alan bir kaledir. İstanbul’un Avrupa yakasında, Boğaz’ın en dar yerinde bulunan bu yapı, 1452’de Osmanlı Sultanı II tarafından Konstantinopolis’e son bir saldırı ve Bizans İmparatorluğu’nun nihai çöküşüne hazırlık olarak yaptırılmıştır.
  • Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1470’lerde inşa edilen Topkapı Sarayı, 624 yıllık saltanatlarının (1465-1856) yaklaşık 400 yılı boyunca Osmanlı padişahlarının başlıca konutlarından biri olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu 380 yıl boyunca Topkapı Sarayı tarafından yönetilmiştir.
  • Süleymaniye Camii, İstanbul’un Üçüncü Tepesi’nde bulunan bir Osmanlı imparatorluk camisidir. Şehrin en büyük camisi ve İstanbul’un en ünlü turistik mekanlarından biridir.
  • Galata Kulesi veya o zamanki adıyla Christea Turris, yüzyıllardır Karaköy semtinde bulunmaktadır ve Ceneviz kolonisinin genişlemesinin bir parçası olarak 1348 yılında inşa edilmiştir. Şehrin en önemli simgelerinden biridir. Bu yapı, yüzlerce yıl İstanbul’un en yüksek yapısı olarak hizmet vermiştir. Günümüzde oldukça turistik bir yer olarak ziyaretçilerine tarihi yarımadanın 360 derecelik panoramik manzarasını sunmaktadır.
  • Dolmabahçe Sarayı, 50.000 m² alan üzerine kurulu, 1800’lerin ortalarında inşa edilmiş bir Osmanlı sarayıdır. Dönemin padişahı I. Abdülmecit tarafından yaptırılan ve inşaatı 1853 yılına kadar devam eden Dolmabahçe Sarayı, Abdülmecit tarafından hem yaşam hem de resmi iş için kullanılmıştır. Günümüzde muhteşem Boğaz manzarası ile hem otel hem restoran hem de etkinlikler için kullanılmaktadır.

2. Doğal Güzellikleri

İki kıtayı birleştiren ve yıl içinde dört mevsimi de yaşayan bir şehir olan İstanbul, doğal güzellikleri, lale bahçeleri ve Boğaz havası bol alanları içinde barındırmaktadır. Doğal yerler aşağıda listelenmiştir:

  • Panoramik şehrin manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz İstanbul Boğazı’nda tekne gezintisi ile Avrupa ve Asya arasındaki sınır boyunca seyahat edebilir, temiz deniz havası, doğal güzellikleri ile kültürü en iyi şekilde deneyimleyebilirsiniz.
  • Emirgan Korusu, İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunan bir korudur. Boğaz’ın kıyısında, Emirgan ve İstinye semtleri arasında yer almaktadır. Boğaz kıyılarında 47,2 hektarlık bir alana sırt ve yamaçlara yayılmıştır. Bol lale ve çiçeklerle muhteşem bir görsellik sunmaktadır.
  • Yıldız Parkı, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan tarihi bir parktır. İçerisinde bulunan Malta ve Çadır Köşkleri ile kahvaltı ve yeme-içme imkanları sunmaktadır. İstanbul’un en güzel parklarından biri olan park, birbirinden güzel havuzlar, şelaleler ve göletlerin yanı sıra büyüleyici bahçeler ve ağaçlardan oluşmaktadır.
  • Belgrad Ormanı, İstanbul’un Avrupa yakasında, Çatalca Yarımadası’nın en doğu ucunda yer alan doğal oluşumlu ormanlık bir alandır. Şehrin tüm karmaşasından uzak fakat konum olarak yakın olan bu yer oldukça huzurlu ve çok önemli bir tarihi bölgedir. Her ziyaretinizde temiz havasına ve yeşilliğine hayran kalacaksınız.

3. Kültürel Yaşam

İstanbul, zengin tarihi ile çok önemli imparatorlukların kalbi olarak hizmet etmiş bir şehirdir. Osmanlı İmparatorluğu’nun lale dönemi ile batılılaşmaya başlayan bu bölge, günümüzde oldukça kozmopolit bir şehirdir ve oldukça farklı köken ve dillerden insanlara ev sahipliği yapmaktadır yani birçok renk içermektedir. Çok hızlı bir yaşamı olan ve tüketim üzerine kurulu bu şehirde yaşamak da bir o kadar eğlencelidir.

4. Eğlence Hayatı

İstanbul gece hayatı, şehrin köklü tarihi kadar meşhur olmuştur. İstanbul sunduğu çeşitli eğlence seçenekleri sayesinde her tarza hitap edebilmektedir. Caz müziği eşliğinde sakin bir akşam, İstanbul’da bir gece kulübünde heyecanlı bir dans gecesi ya da şehrin en iyi teras restoranlarından birinde romantik bir akşam yemeği olsun, bu şehirde ne isterseniz bulabilirsiniz. Gündüz veya gece renkli ve hareketli olan bu şehirde, Boğaz manzarasından ünlü caddelerine kadar her bütçeye hitap eden eğlence mekanları bulunmaktadır.

5. Alışveriş

Türkiye ve özellikle İstanbul denilince akla alışveriş gelmektedir. Türkler tarih boyunca tüccarlık ve esnaflık yapan devletlerden biridir. İstanbul’daki tarihi kapalı çarşı ve mısır çarşısı bunun kanıtıdır. Elbette şehirde onlarca büyük alışveriş merkezi ve alışveriş caddesi vardır.

İstanbul’un Kapalı Çarşısı, 15. yüzyılın ortalarından beri faaliyet göstermektedir. Modern bir alışveriş merkezinin orta çağ versiyonudur. Türk el sanatlarının yanı sıra Orta Asya ve Ortadoğu’dan gelen tüm el sanatları ve diğer sanatlar burada mevcuttur. Antika el dokuması Türk halılarından el yapımı altın takılara, ucuz plastik İstanbul buzdolabı magnetlerine kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Mısır Çarşısı’nın bulunduğu bina, 17. yüzyıla ait özel bir eser olup, Osmanlı yönetimindeki Mısır’dan alınan vergi gelirleriyle inşa edilmiş olup, 80’den fazla dükkân, baharat, kuruyemiş ve özel Türk gıda ürünleri, kuru çiçekler ve bitki çayları barındırmaktadır. Bugün hala helva ve lokum gibi yerel tatlıların ticareti yapılmaktadır.

6. İş Olanakları

Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayınlanan Yabancı Çalışma İzin İstatistikleri Raporuna göre 2019 yılında yaklaşık 150 bin yabancının geçerli çalışma izni aldığı görülmektedir. Bu verilere baktığımızda şunu görmekteyiz. Türkiye’de binlerce kişinin yabancı uyruklu olmalarına rağmen burada iş bulabilmektelerdir.

Türkiye’deki yabancılar birçok iş sektöründe yasal olarak çalışma hakkına sahiptir. Bu sektörler, özellikle uluslararası şirketler, yönetim, pazarlama, satış, teknik bilgi, çeviri gibi alanlarda birden fazla dil bilen yabancı uyruklular için iş olanaklarına sahiptir.

İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti Ne Kadardır?

Türkiye’de para birimi Türk lirasıdır ve aynı standartları sunabileceğini düşündüğünüz birçok Avrupa şehrinden çok daha ucuzdur. Araştırma ve analizler sonucunda elde edilen verilere göre dört kişilik bir ailenin aylık tahmini kira bedeli 1.470 dolar (24.721TL)’dir. Ancak standartlarınız yükseldikçe bu ücretin artacağını unutmayın. Türkiye’de tek kişi çalışan olarak yaşamanın maliyeti 8.300 TL civarındadır. Bu nedenle İstanbul, New York’tan %68,00 daha ucuzdur.

İstanbul’da Hangi İlçelerde Yaşamalısınız?

Bu sorunun cevabı, İstanbul’daki hayatınızdan ne beklediğinize bağlı olarak büyük ölçüde değişecektir. Avrupa yakasında yer alan Beyoğlu, eğlence ve kültürün tam kalbidir. Beyoğlu’nu şehre bağlayan çeşitli toplu taşıma seçenekleri bulunmaktadır. Beyoğlu’nun komşusu Beşiktaş, bir diğer merkez ilçedir. İskelelerden şehrin Asya/Anadolu yakasından feribota binebilir veya çeşitli otobüsleri kullanabilirsiniz. Şişli ilçesi ise plazalar, ofisler, bankalar, mağazalar ve alışveriş merkezleriyle dolu merkezi bir ilçedir. Arka sokaklarda konutlar vardır ve Şişli’nin çeşitli mahalleleri farklı sosyoekonomik sınıflardan birçok insana ev sahipliği yapmaktadır. Kadıköy, İstanbul’un Anadolu yakasında hareketli bir merkezi ilçe ve ulaşım merkezidir. Kadıköy’ün merkezi deniz kenarında olup birçok alışveriş, yemek ve eğlence seçeneğine sahiptir. Üsküdar, Asya yakasındaki bir başka kıyı ulaşım merkezidir. Her bölgenin kendine özgü atmosferi ve etnik yapısı olduğu için karar vermeden önce ilçeleri incelemek çok önemlidir.

Yorum yapın